Angeliq Movement - Blogcu




Angeliq Movement

Bu bir kendini keşif,deneyimleme ve paylaşma blogudur. Saçmalamalar olabileceği gibi,son derece ciddi memleket meseleri bile yer bulabilir.Sonuçta ben de kendimi keşfediyorum.Hadi bakalım,başlıyoruuuuuzzz.. LET'S GET IT STARTED!!!

Yerim seni Domuzzz Gribi!!!

8/11/2009




Bu aralar hiç tadımız tuzumuz yok. Hani şu domuz gribi yüzünden..Günde kaç kez domuz gribi derken buluyorsunuz kendinizi? Ya da birilerini dinlerken,korkarken,hikayeler duyarken..grip korkusundan titrerken bir de aşı karmaşası çıktı ortaya..ohhh,mis!! Hepten karıştık,doğrusu yanlışı birbirine girdi. Şahsen ben aşı olmadım, olur muyum bilemiyorum.Şu anki korunma metodum işallah&maşallah metodu
Yalnız walla bravo, bu sefer gerçekten olumsuz bütün düşünceleri öyle uzakta tuttumki kendimden. bu düşünce bana bu yazıyı yazdırdı işte. Korur korumaz bilmem ama harika hissettirdiği kesin.
Hadi başlayalım:


Çok sağlıklıyım.Tüm bedenimi çavreleyen bir koruma kalkanım var.
Bedenimi seviyorum, ona iyi bakıyorum. Bedenimin, duygularımın, düşüncelerimin bakımını sevgiyle yapıyorum.
Toplum inançlarının ötesindeyim. Toplumsal etkilerden özgürüm.
Daima güvendeyim. Sağlıklı ve özgür olmayı seçiyorum.
Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Gücümü kabul ediyorum.



Ohhhhh!!!Bi de üstüne birazcık gülümseyelim.















































































İşte bu kadar!!! Geriye kalan habire bukonudan konuşanlardan uzakdurmak ve "domuz" kelimesini her duyduğunuzda yukarıdaki olumlamayı tekrarlamak. Anlaştık mı;)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

AyvgotdıPavırrrrrrrrrrrrr!!!!

6/11/2009


Şimdi burası benim kişisel gelişim alanım ya..işte ondan bütün kirlilerim,eğrilerim, yanlışlarım yer  burda yer bulacak. Maksat burda herkesin huzurunda kendime en uygun yöntemi,felsefeyi,inanışı bulmaya çalışıp deneyimlerimi paylaşmak. Ha bundan birileri kendine pay çıkarırmış, fayda sağlarmış ne ala!!

Değiştirmek istediğim birşey var. Nerden çıktı bilemiyorum. Dudaklarımı yiyorum. Evet! Gayet stresli, içi içini yiyen biri gibi yiyorum. Bundan da hiç memnun değilim. Güzelliğimi:) bozduğunu, imajıma zarar verdiğini ve hiç olmayı istemiyeceğim biriymişim izlenimi verdiğini düşündüğüm için de bunu bırakmak istiyorum.

Bugün burda bir yol deneyeceğim, bir süre sonra da işe yarayıp yaramadığını sizlerle paylaşacağım.Hadi bakalım, hazır mıyız???!
!

Kendimi, dudaklarımı yeme ihtiyacından kurtarmak istiyorum. Bu durumu yaratan inanç ya da düşünce kalıbından kurtulmak istiyorum. Şimdi gücümü geri alıyorum. Kendi dünyamın gücü benim! Kendimi ve yaşadığım değişimleri onaylıyorum. Yapabildiğimin en iyisini yapıyorum.


The Power - Snap

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

PinokyoPinokyoooo..

4/11/2009




Hiç aklımda yoktu ama bugün yalan söylemek üzerine yazmak geldi içimden. Hiç yalan söylemez diyebileceğiniz biri var mı mesela? Benim yok. Bi de yalanların renkleri var biliyorsunuz, ben de söylüüyorum..en beyazından.
Bir kere söyledi mi insan gerisi bir şekilde gelir hep. Hafif bir iç huzursuzluğu..sonrasında gelen"aaammmaaaann..nolucak,hem yalan da sayılmaz", yada belki başka bir bahane o ufacık huzursuzluğu silecek.
Yok kardeşim!!!Beyazı siyahı yok!Bahanesi,açıklaması da yok.Tek bir nedenden dolayı yalan söylüyoruz: Korktuğumuzdan.
Öyle çok şeyden korkuyoruzki aslında,ufacık şeylerden bile.

"Ayy isterdim ama çok işim var"
"Tam ben de seni arayacaktım"
"Aaa..hiçvalakası yok,çok güzel olmuş saçların"

Bu grup yalanlar karşımızdakini kırma korkusundan söyleniyor.Ne olur kırılırsa?E küsebilir,beni artık daha az sevebilir.Yani sevilmeme korkusu,yalnız kalma korkusu.

"Hiiçç,kız kızayız..Yoo hiç erkek falan yok"
"Doğru eve geldim,çok yorgundum uyuyakalmışım"
"Şarjım bitmiş,arayamadım."


Bunlar benim de kendimi söylerken bulduğum "üüffff..kim uğraşacak kavga gürültüyle..hem kötü birşey yapmadımki.."yalanları.Neden? Noolur kavga çıksa? Kendimi anlatma,açıklama mecburiyetine girerim.Dedim ya,ona da halim yok.E açıklama sen de kendini, yaptım oldu de noolur?E küsebilir,beni daha az sevebilir.Yine geldik aynı yere..

"..ordan bana müdürlük teklif edildi de ben istemedim."
"..o zamanlar harcadığım parayı bilmiyorum gecede 5bin bırakıyorum..Sonra baydı o hayat beni."
"Çok önemli pozisyonlarda görev alldım,..depatmanının yönetimini ben yapıyordum"

Bunlar hiç tahammül edemediğim palavra tarzı yalanlar. Neden söyleniyor? İnsanlar çok önemli biri olduğumu düşünsünler? E çünkü gerçekten öyle değilim, ama olmak istiyorum.İçimde okadar büyük bir istek varki bununla ilgili,kendimi bunları söylerken buluyorum.Hmmm..buna da özgüven eksikliği diyoruz. Kendine güvenen, iyi işler başarmış biri hiç olamama korkusu.

Örnekler daha çok..farklı durumlarda farklı yalanlar, o yalanların altında farklı korkular. Ama neden aynı, hep korktuğumuzdan..

Korkuyla ilgili bir bildiğim var ki şudur: Korkarsan başına gelir!! yani bu yalanları söylesek de temelindeki korkuyu atamadığımız sürece korktuğumuz şeyleri yaşamaya devam edeceğiz. Bunun adı çekim yasası da olabilir, Murphy yasası da..talihsizlik de olabilir aklıma gelen başıma gelir de..

Sonuç: Rahat ol,korkularınla yüzleş; kendine dürüst ol öyle yen o korkuları.Yoksa kocaaman bir mıknatıs olur çekersin şemsiyeyi kendine..Sonra da aç açabilirsen..

   


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tam Bağımsız Melek Hareketi Engellenemez

31/10/2009


Eveeet..Belki kendi kendime,belki sayfama uğrayanlarla birlikte başladım. Kendimi keşfetmek dedim..aslında ne iddialı bir cümle.
Kim
  bilir kaç kişi keşfedemeden, keşfettiğini sanarak ya da keşfetme gereği bile hissetmeden yaşadı gitti öylece. Öylece dedim özellikle. Size de olur mu bilmem.Zaman zaman Einstein'dan, Newton'dan, Da Vinci'den sözedilirken yada Sezen Aksu şarkısı dinlerken, Michael Jackson'ın cenazesini izlerken hiç tanımadıkları ve asla tanımayacakları insanlarda, hatta şu dünyada; kendilerinden pir parça,bir iz bırakan insanları düşünürüm. Öylece yaşayıp gidiyormuşum gibi gelir. Kimseye,hiçbirşeye etki etmeden..geldiğim gibi gittiğimi düşünürüm.

Ünlü
olmayabilirim,insanlığı etkileyecek bir fikir yada buluşum olmayabilir ancak;öylece yaşayıp gitmeyeceğim çok açık.Yani geldiğim gibi..

Hayatın
amacını aramak gibi bir arzum yok ama sınırlarımı keşfetmek,genişlemek, istediğim herşeyi deneyimlemek gibi var.Bana verilen her gün yeni deneyimler edinmek, bazen de tanıdık deneyimlerde öğrenecek yeni birşeyler bulup baştan deneyimlemek; yani duyularımın,duygularımın,beynimin,düşüncelerimin,ruhumun,aklımın farkında olmak..İnsan olmak!!

İşte
bu blog; insanlıktan bilinçli düzeyde insan olmaya giden kendi kendime rehberliğimin seyir defteridir. Angeliq Movement hepimize hayırlı olsun!!!


Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı